112’nin 5 milyon 942 bin çağrısından 3 milyon 852 bini asılsız

112’nin 5 milyon 942 bin çağrısından 3 milyon 852 bini asılsız

İzmir 112 Acil Çağrı Merkezi; sağlık, jandarma, emniyet, sahil güvenlik, itfaiye, orman, AFAD olmak üzere 7 kurumu bünyesine katarak vatandaşlara hizmet ediyor. Vatandaşların en zor anlarında olmak için zamanla yarışan ekiplerin en büyük sorunu ise asılsız çağrılar. Geçen yıl boyunca İzmir 112 Acil Çağrı Merkezine toplam 5 milyon 942 bin çağrı geldi. Bunun 2 milyon 89 bini asıl vaka, 3 milyon 852 bini de asılsız ihbardı. Ancak çağrıların ilk olarak çağrı karşılayıcılara gelmesi, asılsız ihbarların süzülmesi açısından büyük önem taşıyor. Sadece bilgi almak isteyen vatandaşlar, çağrı karşılayıcılar tarafından bilgisini edinebiliyor. Asılsız ihbarda bulunan kişiler ise çağrı karşılayıcılarının süzgecinden geçerek ekiplere ulaşamıyor. Ancak bazen “iyi rol” yapan asılsız ihbarcılar, ekiplerin yanlış ihbara gitmesine neden olabiliyor. 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü Dr. Murat Ummak ve merkez personeli, çok ilginç nedenlerle asılsız çağrılar gelebildiğini belirtti. Asılsız çağrıların İzmir’de yüzde 95’lerden yüzde 64’lere inmesi ise umut veriyor.

Çoğu bilgi amaçlı arıyor

112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü Dr. Murat Ummak, “İzmir’de 112 Acil Çağrı Merkezi olmadan önce örneğin sağlıkta yaklaşık yüzde 90-95 asılsız çağrı oranı vardı. Zaman içerisinde azalan ve 2021 yılı itibariyle yüzde 64’lere inen bir asılsız çağrı oranımız var. Bu da vatandaşımızın bu konuda bilinçlenmeye başladığını gösteriyor. Aslında asılsız denilen çağrıların çoğu basit bilgilendirme çağrılarından oluşuyor. 112’ye çok kolay ulaşıldığı için vatandaşlar bilgi edinmek için arayabiliyor. Örneğin nöbetçi eczanenin nerede olduğunu soruyorlar, bankanın konumunu soruyorlar, hastaneden randevu almak için arıyorlar. Vatandaş bir nevi, 112’ye ulaşmanın kolaylığı nedeniyle bilgi almak istiyor ancak bu durum, acil durumu olan vatandaşların bize ulaşmasını engelleyebilir” dedi.

Yangın var şarkısı ile asılsız yangın ihbarı

Israrla 112’yi arayıp rahatsız edenlerin de olduğunu belirten Ummak, “Bazen çocuklar arıyor, bazen yeni telefon alıp sesi test etmek isteyenler arıyor. Bazen tüp almak için arıyorlar. Elektriklerin ne zaman geleceğini öğrenmek için arayan da oluyor ama bunun acil durumu da olabilir. Elektrikler kesildiği için solunum cihazına bağlı bir vatandaşımız aramıştı. Biz de hemen sağlık birimine aktardık ve vatandaşın sorunu çözüldü. Basit gibi görünen bir olay acil vakaya da dönüşebilir. Örneğin bir asılsız çağrımızda bir vatandaş ‘Yangın var yangın var’ diye bağırıyordu. Ancak daha sonra anlaşıldı ki ‘Yangın var’ şarkısını söylüyor. Mevzuat bu konuda çok açık. Asılsız çağrılarla ilgili yaptırımlar söz konusu. Ancak bunlar azalıyor ve azalmaya da devam edecek. Tüm vatandaşlarımızın yaşamına dokunmaya çalışıyoruz. Onların da desteğini her zaman istiyor ve hissediyoruz” diye konuştu.

“İyi rol yapanlar oluyor”

İtfaiye biriminde görevli Volkan Alkaya da asılsız ihbarların geldiğini ancak tecrübeleriyle yaklaşık yüzde 90’ının asılsız olduğunu anladıklarını söyledi. Yüzde 10’luk kısımda asılsız olduğunu anlamayıp ekip göndermek zorunda kaldıkları olayların da olduğunu ifade eden Alkaya, “İnsanların çok iyi rol yaptığı olaylar da oluyor. Ancak karşı taraf çok iyi rol yaptığında durumu riske atamayacağımız için ekip göndermek zorunda kalıyoruz. Vatandaşların bu konuda çok dikkatli olması lazım. Bugün senin vakan olmayabilir ama yarın senin başına bir felaket meydana gelebilir. O yüzden asılsız ihbar hepimiz için tehlikeli. Yine de asılsız ihbar oranında bir düşüş var. Çağrıyı ilk alan arkadaşlarımız asılsız ihbarları süzüp bize aktarmıyor ancak onlar da tereddütte kalırsa risk almayarak telefonu bize aktarıyor” diye konuştu.

“Sürekli asılsız ihbar veriyordu, gerçekten ambulansa ihtiyacı oldu”

Merkezde çağrı karşılayıcı olarak çalışan Suna Çamcı, asılsız çağrılara ilişkin şunları kaydetti:
“Asılsız çağrılarla karşılaşabiliyoruz. Bizi ilgilendirmeyen telefon numaralarını sorabiliyorlar. Çocuklar sıklıkla arayabiliyor. Asılsız yangın ve trafik kazası ihbarı verenler oluyor. Tabii ki hemen asılsız olduğunu düşünüp kapatmıyoruz. Çağrıyı irdeliyoruz. Denizli 112’de görev yaparken sürekli arayan bir vatandaş vardı. Sürekli arayıp asılsız ihbarlar veriyordu. Bir gün gerçekten ambulansa ihtiyacı oldu ve ona ambulans yönlendirildi. O vaka benim hafızamda kaldı. Sonrasında asılsız ihbarlara devam etti mi bilmiyorum.”

“Husumetlisinin kapısına polis ve ambulans dayamak için arıyor”

Merkezde sağlık biriminde görev alan Merve Çınar da asılsız çağrılarla ilgili, “Asılsız ihbarları genelde çocuklar ve alkollü vatandaşlar yapıyor. Birbiriyle husumeti olan insanlar bile asılsız ihbar verebiliyor. Bu şekilde gece yarısı husumetli olduğu kişinin kapısına polis ve ambulansın dayanmasına neden olmak isteyebiliyor. Her ihbarı gerçek bir ihbar olarak değerlendirmek zorunda olduğumuz için bir can kurtarma ihtimaline karşı bölgeye ekip yönlendiriyoruz. Bu konuda halkımızın bilinçlenmesi gerekiyor” dedi.

Ceren Atmaca – Sinan Yeniçeri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.